![]()
![]()

|
Bu yıl hiç aklımda yoktu tarhana yapmak... Handan'ın çocukluk anılarına daldığı güzel yazısını okuyunca aklıma düştü... Her yıl olmasa da ara sıra yaptım tarhana... Biz İstanbullular eskiden köylerde yapılanları satın aldığımızdan öyle evde tarhan yapma kültürümüz yoktu açıkcası... Kışlıklar eskiden toptan alınırmış köylerden... Tarhan'a da öyle... "Hele ki kızılcık tarhanası" der durur annem... Şimdi de geliyor köylerden... Ama pazar sabahları erkenden varmak gerek bu köylü pazarlarına... İstanbul'un bir çok semtinde var... Özellikle Kastamonu köylerinin ürünleri... Misler gibi... E işte durum böyle olunca... Hem onlar kazansın hem biz mantığıyla pek zor işlere girişmemiş bizim eskiler... Bende de bir heves... illa yapacağım... Yaptımda.. İlk denememde büyük oğlum bir kaç aylık bebecikti... İçine basmışım biberlerin en acısından... İsot filan hafif... Günlerce elim maşrapanın içinde gezindim durdum... Sonraki denemelerde daha dikkatli oldum.. Aman biberin acısı olmasın diye... Artık elle yoğurmayı da bıraktım... Şimdi uyguladığım tarifi yine Handan'dan edindim... Sonuç bana göre çok da güzel oldu... Biraz kuruturken ufalama sorunu yaşadım ama napalım... Ne robot, ne benim nazik eller yeteri kadar ufalayamadı... Sanırım çok sertleşti.. Ama suya yatırınca çok da güzel eriyor... Tarifini de yazayım da meraklılarına... Ben eski tariflerde soğan ve maya da koyardım... Handan'ın tarifinde bunlar yok... Ama çok daha iyi oldu... Apartman katında tarhana kurutmak sanıldığı kadar kolay değil... Soğanlı olunca çok daha fazla kokuyor... Domatesleri, kırmızı biberleri güzelce doğradım... Maydanoz ve yeşil biber de doğradım... Yalnız ben Handan'ın dediği yapmadım... Bu bir hata olabilir... Süzme yoğurt demiş Handan tarifinde... Ben ise hiç süzüp de beklemeden tam yağlı homojenize yoğurt kullandım... Aldığı kadar unla lokma hamuru kıvamında bir hamur elde ettim... Dört gün gittim geldim karıştırdım... Yeteri kadar ekşidiğini düşündüğümden artık kurutmak için serdim... Sanırım bir haftadır kurutma işlemi ile ilgilendim.. En sonunda bitti... İlk pişirdiğim çorba harikaydı... Handan'a bu konuda bana verdiği destek için huzurlarınızda teşekkür ederim... |
Yorum (9) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Buyrun sofraya!
Fınduklu Tarifler etkinliğine uygun bi tarif uyarladım... Sevdiğim yemeklerin başlarında yer alır! Hangi yemeği sevmem ki acep? Var tabiii yiyem dediklerim... Lezzet düşkünüyüm ben! Hamsili pilav da bunlardan biri... Aile büyüklerimizden gördüğümüz usulle yaparız herkes gibi... Hamsimiz boldur İstanbul'da... Hele bugünlerde... Palamut mu, hamsi mi? Şaşırdık... Ne bulursak artık! Karadeniz, hamsi ... Eee fındık da hiç yabancı değil yanlarına... Güzel oldu! Paylaşmak istedim...

Balık demiş ki:" Beni tutan onmasın; yiyen doymasın!"
Ne büyük bir beddua etmiş! Balığı yer, yer doymassınız gerçekten... Balık tutanlar da ne yazık ki bi türlü iki yakalarını bir araya getiremzlermişşşşş.... Ben eskilerin yalancısıyım... Çok olmasa da balık ağı çekmişliğim vardır... çok zor bir meslektir balıkçılık... Gerçi radar icat oldu balılar da bu işten çok kaçamaz oldu ama... Zordur zor! Ne yerseniz yiyin... Balık yaşar sanki içinde... Üzerine tatlı yerseniz "şimdi öldüm!" dermiş! Miş miş de miş.. Eskiler öyle demiş.. Bir bildikleri vardır elbette... Tahin helvası en uygun düşenidr balığın üstüne.. Bu benim anlattığım damak zevki İstanbul'a aittir. Başkaca yörelerde başka yöntemler ve tatlar vardır mutlaka... Ben tahin helvası yerine şerbetli ağır bi tatlı yapıvermiştim... Daha zor bi yöntem... Al marketten helvayı, koy sofraya... İşte bu da tatlımız... 
Denerseniz eğer afiyet olsun!
Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı



Bu güzel ve yaratıcı tatlar Oya Kayacan'ın Kedili Mutfakların'da Kimsecik ve Cancan'ın gözetiminde yapılmıştır. Buyrun deneyin! Eminim hiçbir yerde böyle güzel ve ilginç tatlar bulmamışsınızdır!
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İşte bir etkinliğinbitişi!
Burası bir yemek blogu değil. Bu yüzden sanırım gereken ilgiyi görmedi. Ama dostlarım beni hiç de yalnız bırakmadılar. Bulabildikleri ve uyguladıkları deneyimleri bizlerle paylaştılar. Bu arada yalnızca "yorum" olarak gelen anlatımları etkinliğe almadım. Bu arada domatesin kozmetik yanını da es geçmememiz gerektiğini düşünüyorum.
KİRAZ DOMATESLİ TURTA!

İlk tarifimiz İZMİRİM'den! Benim bu etkiniğe başalamamı da doğrusu bu tarif başlattı..

NAZARLIK'dan DOMATES tarifleri
"On parmağında on marifet" olanlar vardır ya; işte o birisi de Nazarlık! Hiç tevazu göstermesin ne kadar çalışdığını çabaladığını görmemek mümkün değil! Hiç yakından tanımasam bile bunu anlayabiliyorum! DOMATES'i öyle bir onore etmiş ki... Domates bile bu işe çok şaştı! Kızardı da kızardı! "Söyle Nazarlık'a! O'na çok teşekkür ederim" dedi... Bana da iletmek kaldı!

YEŞİL DOMATES PLAKİSİ
Oya Kayacan'ın blogunda o kadar değişik tadlar var ki "asla bir araya getiremem" dediğiniz malzemelerle müthiş tadlar keşfediyor sevgili Oya! Ben onun mutfağına hele de KEDİLİ MUTFAĞINA bayılıyorum. Kedim Sarman gittiğinden beri KEDİSİZ MUTFAK çok acı!

DOMATES VE LİMON AŞKI!

Bu tüm iştah kanallarınızı sonuna kadar açan tarif arkadaşım DORY'den! Çok sevileceğine eminim!

BU DA BENİM DOMATES REÇELİM!
Domates reçelinin tarihçesi hakkında pek bi bilgim yok açıkcası! Üstün körü bi şeyler biliyorum o kadar! Ben bu tarifi gençkızlık günlerimde bir arkadaşımın sofrasında tattım! Ama birebir aynı değil di tabi... Benim tarçın ve karnfil katkım oldu içine... Bu etkinliğe başladığım gün Handan da reçel yapacağını bildirmiş. Onun atrifini okudum ve baktım ki benden değişik bir tarif. Bu yüzden ben kendi tarifimi uygulamk ve sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Bu reçelin en otantik ve ünlüsü Bozcaada'da yapılan BADEMLİ DOMATES REÇELİ imiş! Bunu da yaptığım kısa bir araştırmadan sonra elde ettiğim bir bilgi olarak not edeyim.

Şimdi tarifimi yazayım:
Ölçüyü 1/2 Kilo Domates için veriyorum... Sizler katlarını kullanarak çoğaltabilirsiniz.
1/2 kilo İtalyan Domates
750 gr toz şeker
1 çay kaşığı tarçın
4-5 adet karanfil
1 kaç parça limon tuzu
Olgun ama yumuşamamış İtalyan Domateslerinin zarifçe kabuklarını soyacağız. Bu arada canı yanmasın diye onlara güzel şarkılarla teselli verebiliriz. Örneğin Mina'nın Giorni'si iyi gider
Çekirdeklerinden kurtardığımız domateslerimizi zar gibi kutu kutu doğrayalım. kaynatacağımız tencereye koyalım. Üzerine şekerimizi de ekleyip bir kaç saat dolapta şekerle uyuşmasını bekleyelim. Daha sonra ağır ateşte pişmeye bırakalım. Ben kendi arzum üzerine tarçın ve karanfil ekledim. Zencefil de olsa idi onu da katardım. Gerisi size kalmış. Afiyet olsun efendim!

YUMAK'tan
DOMATES'in yararlarını öğrenelim!
Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50’sinden fazla olduğunu bildiriyor.
Yazının devamını okumak için buyrun YUMAK'a!

Bu kız da kim? Bu kız efendim benim yeğen oluyor! Nazarlık'ın küçük prensesi! Bu KÜÇÜK PRENSES'in kuşaktan kuşağa geçen güzelliğin sırrını da kendi ağzından daha doğrusu klavyesinden almış bulunuyoruz! Gerçi anne Nazarlık bu konuda tiyolar vermişti ama; Aslı'nın açıklamaları işin sırrını folmülize ediyor! "Kesinlikle denemeli" diyorum!
![]()
İşte ASLI'nın tarifi:
"-Domates
-Kürdan
-Maydonoz ve ya dereotu,taze nane,reyhan...Hiç fark etmez..
Küçük domateslerimizin yukarısından öbür uçtan çıkacak şekilde kürdanı geçirip çıkarıyoruz.Böylelikle orda bi "Kanal" oluşuyor.Olusan bu kanaldan maydonozları saplıyoruz.Domatesin farklı yerlerinden aynı işlemi tekrarlayıp servise hazır hale getiriyoruz.Sofrada "Yiyesi" gelmeyen tek kişi kalmaz.Yalnız dikkat söylediğim domateslerin boyutu biraz küçük olmalı..."

![]()
Mavianne'de es geçmemiş sağolsun; DOMATES'in Ankara'da yetişen cinsinden AYAŞ DOMATESi'ni tanıtmış!

KIZARMIŞ YEŞİL DOMATESLER!
Bu tarif de SERPİL'den

Ünlü feminist filmdir "kızarmış yeşil domatesler"... Sağolsun Serpilciğim de yeşil domateslerle ilgili böyle bir tarif göndermiş. Benim aslında "kırmızı domates" istediğimi düşünmüş. Tam aksine ben domatesin her türlü çeşidinle ve her evresinde neler yapılabilir bunu ortaya çıkarmak istiyorum. Yeşil domatesleri genelde turşuda kullanırız. Oysa nasıl da başka türlü lezzetler elde etmek olası! İşte Serpil'den herkesin beğeneceği çok lezzetli bir tarif:
"Malzemeler
Yarım kilo yeşil domates
2 baş kuru soğan
2-3 kırmızı domates
1 fincan su
1 tatlı kaşığı tuz
Yapılışı
Kuru soğanı yemeklik doğrayıp yağla beraber kavurun.KIRMIZI DOMATESLERİ rendeleyip içine katın.
Biraz daha kavurun.Üzerine söğüş(ince dilimlenmiş)doğranmış yeşil domatesleri ilave edin.
Kısık ateşte az su ve tuz ilavesiyle pişirin.
Servis tabağına alınca üzerine sarımsaklı yoğurt dökün."
Serpil bu güzel tarifi çayın yanında önermiş. Ama bence her sofrada yer alabilecek bir tarif. Ben özellikle meze olarak da kullanabilirim...

Yeşil Domates'den de reçel yapılıyor! Bunu da not edeyim!
GÜLE GÜLE YAZ DOMATESİ!
Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BU DA BENİM DOMATES REÇELİM!
Domates reçelinin tarihçesi hakkında pek bir bilgim yok açıkcası! Üstün körü bir şeyler biliyorum o kadar! Ben bu tarifi gençkızlık günlerimde bir arkadaşımın sofrasında tattım! Ama birebir aynı değildi ... Benim tarçın ve karanfil katkım oldu içine... Bu etkinliğe başladığım gün Handan da reçel yapacağını bildirmiş. Onun tarifini okudum ve baktım ki benden değişik bir tarif. Bu yüzden ben kendi tarifimi uygulamak ve sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Bu reçelin en otantik ve ünlüsü Bozcaada'da yapılan BADEMLİ DOMATES REÇELİ imiş! Rumlar ne yalan söyleyeyim ağızlarının tadını pek iyi bilirler:) Bu da ayrı bir konu... Bunu da yaptığım kısa bir araştırmadan sonra elde ettiğim bir bilgi olarak not edeyim.

Şimdi tarifimi yazayım:
Ölçüyü 1/2 Kilo Domates için veriyorum... Sizler katlarını kullanarak çoğaltabilirsiniz.
1/2 kilo İtalyan Domates
750 gr toz şeker
1 çay kaşığı tarçın
4-5 adet karanfil
1 kaç parça limon tuzu
Olgun ama yumuşamamış İtalyan Domateslerinin zarifçe kabuklarını soyacağız. Bu arada canı yanmasın diye onlara güzel şarkılarla teselli verebiliriz. Örneğin Mina'nın Giorni'si iyi gider
Çekirdeklerinden kurtardığımız domateslerimizi zar gibi kutu kutu doğrayalım. Kaynatacağımız tencereye koyalım. Üzerine şekerimizi de ekleyip bir kaç saat dolapta şekerle uyuşmasını bekleyelim. Daha sonra ağır ateşte pişmeye bırakalım. Ben kendi arzum üzerine tarçın ve karanfil ekledim. Zencefil de olsa idi onu da katardım. Gerisi size kalmış. Afiyet olsun efendim!
Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı